HALA ÜYE OLMADINIZ MI? Sitemizden Faydalanmak Tamamen Ücretsizdir ve Üyelere Özel Bölümleri Görünteleyebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.
Siz Değerli Misafirlerimizle Sitemizin Daha Güzel Yerlere Geleceğine İnanıyoruz. Sitemizin İlerlemesinde Bizlere Yardımlarınızdan Dolayı Teşekkür Ederiz.
I. SELİM (YAVUZ) DEVRİ (1512-1520)
Fatih döneminde oldukça büyüyen devlet II. Beyazıt döneminde durgunluk dönemine girmişti. Yavuz döneminde hızlı genişleme tekrar başladı. Bu kısa saltanat döneminde devletin toprakları iki buçuk kat arttı. II. Beyazıt’ın Tahtan İndirilmesi
II. Beyazıt’ın 3 oğlu vardı. Geleneklere göre oğullarını çeşitli eyaletlere vali olarak göndermişti. Şehzade Korkut Manisa’da, Şehzade Ahmet Amasya’da,Yavuz Selim Trabzon’da idi.
Şehzade Selim Trabzon’da Şah İsmail’in politikasını daha iyi görüyor ve babasının olaylara yaklaşımını beğenmiyordu. Bu amaçla tahta çıkmak istiyordu.
Devlet adamları ise büyük oğul şehzade Ahmet taraftarı idi. Bunun üzerine Yavuz harekete geçerek Rumeli’de kendisine sancak verilmesini istedi. Törelere aykırı olduğu için bu isteği ret edildi.
Açıktan mücadeleye giren Yavuz Kefe’de sancak beyi olan oğlu Süleyman’dan yardım alarak Trakya’ya geçti. Oyalamak için Köstendil sancağı kendisine verildi. Şehzade Ahmet tahta çıkarılmaya çalışıldı. Baba oğul Karıştıran ovasında karşı karşıya geldi. Yavuz yenilmesine rağmen yeniçerilerin isteğiyle babasının tahta terk etmesi sonucu hükümdar oldu. (1512) Kardeşler Arası Mücadele
Yavuz’un bu şekilde tahta çıkmasına kardeşleri karşı çıktılar. Bunun sebepleri: Bu durum geleneklere uygun değildi ve kendileri yaşça büyük olduğu için tahta daha yakın olduklarını düşünüyorlardı.
Kardeşlerini ikna edemeyen Yavuz, devlet adamlarının ağzından sahte mektuplar yazdırarak kardeşlerini harekete geçirdi. Şehzade Korkut 1513’te yakalanarak boğduruldu. Yenişehir’de savaşa girişen Ahmet yakalanarak idam edildi. Böylece taht kavgaları önlenerek istikrar sağlanmış oldu. Osmanlı-İran İlişkileri ve Çaldıran Savaşı (1514)
Şah İsmail safevi devletini kurunca Şiiliği resmi mezhep haline getirmişti. Ajanlar vasıtasıyla Şiiliği Anadolu’da yaymaya çalışıyordu. Trabzon valiliği sırasında Yavuz bu durumu görmüş ve babasının yumuşak politikasını tasvip etmediğinden mücadeleye girişmişti. Tahta çıktıktan sonra İran sorunu ile ilgilenmeye başladı.
İlk olarak Anadolu’da Şii nüfusunu saydırarak ileri gelenlerini ortadan kaldırttı. Devrin şeyhülislamından fetva alarak İstanbul’dan yola çıktı. Dulkadiroğullarından yardım istediyse de bu teklifi geri çevrildi. Beylik Yavuz’a karşı düşmanca tutum içine girdi. Yavuz’un amacı ilişki kurduğu Orta Asya hanlıkları ile aradaki Safevi engelini kaldırmak ticaret yollarına tamamen hakim olmaktı.
Şah İsmail Venedik ile ittifak yapmak istediyse de başarılı olamadı. Kısa süre içinde Safevi ordusu dağıtıldı. Şah İsmail güçlükle kaçabildi. Karısı, tahtı ve hazinesi ele geçirildi. Osmanlı ordusu Tebriz’e girdi. Yavuz ilerlemek istediyse de ordunun huzursuzluğu yüzünden geri çekilmek zorunda kaldı.
Seferin Sonuçları:
1. Doğu Anadolu Osmanlı hakimiyetine girdi.
2. Kemah, Diyarbakır, Mardin alındı.
3. Şii sorunu bu dönem için çözüldü.
4. Anadolu’da ki Şii propagandası sona erdi.
5. Dulkadiroğulları beyliğine son verildi.
6. İran’ın hazinesi ve zenginlikleri İstanbul’a getirildi.
7. İranlı önemli bilginler İstanbul’a getirildi. Dulkadiroğlu Beyliğine Son Verilmesi
Dulkadiroğulları beyliği İran seferinde Yavuz’a yardım etmediği gibi, Osmanlı devletinin yiyecek kervanlarına saldırmış ve Memluklularla işbirliği yapmıştı. Yavuz İran seferi dönüşü Turnadağ savaşı (1515) ile beyliği ortadan kaldırdı. Savaşın sebebi İran seferine yardım etmemeleri ve Memluklarla işbirliği yapmalarıdır.
Sonuçları:
1. Maraş çevresi Osmanlılara katıldı.
2. Anadolu birliği sağlandı.
3. Osmanlılar Memlukla komşu oldu.
4. Osmanlı-Memluk ilişkilerinde gerginlik yeniden başladı. Osmanlı-Memluk İlişkileri Ve Mısır’ın Fethi
Fatih döneminden itibaren memluk Devleti ile ilişkiler kötüydü. II. Beyazıt döneminde savaşlar yapılmıştı. Yavuz döneminde ise Safavilerle ittifak arayışları Yavuz’un Mısır seferine sebep oldu. Mısır Seferinin Sebepleri:
1. Mısır’ın iç durumunun iyi olmaması
2. Halkın ve devlet adamlarının Yavuz’u Çağırması
3. Portekizli korsanların Müslüman tüccarları engellemesi
4. Kutsal toprakların işgal edilmesi
5. Türk-İslam birliğini gerçekleştirmek
6. Mısır’ın ekonomik açıdan önemli olması
7. Önemli kara ve deniz yollarının kontrol altına alınmak istenmesi
İki ordu Halep önlerinde Mercidabık’ta karşı karşıya geldi. Osmanlı topçusunun üstünlüğü sayesinde savaş kazanıldı. (1516) Suriye ve Filistin Osmanlı hakimiyetine girdi. Memluk sultanı Kansu Gavri öldü.
Ridaniye Savaşı (1517)
Kansu Gavri’nin ölümüyle devletin başına Tumanbay geçti. Tumanbay Osmanlı hakimiyetini kabul etmedi, Osmanlı elçilerini öldürttü, Venedik’ten top ve ateşli silahlar alarak Ridaniye’de güçlü bir savunma hattı oluşturdu.
Yavuz imkansız görünen bir işi başararak ordusuna 13 günde Sina çölünü geçirtti. Ridaniye’de Memluk ordusuna güneyden saldırarak sabit topları işe yaramaz bir hale getirdi.
Memluklar başarılı bir savunma verdiler. Hatta Tumanbay süvari hücumuyla Osmanlı karargahına kadar girdi. Padişah zannedilerek sadrazam Sinan Paşa öldürüldü. Ancak Osmanlı ordusunun ileri hareketiyle memluk ordusu dağıldı. Kaçan Tumanbay yakalanarak idam edildi. Mısır Seferinin Sonuçları:
1. Suriye, Filistin, Mısır, Hicaz Osmanlı hakimiyetine girdi.
2. Son halife İstanbul’a gönderildi, halifelik Osmanlılara geçti.
3. Osmanlı devletinde teokratik özellik kesinleşti.
4. Suriye, Filistin ve Mısır’daki zengin hazineler Osmanlılara geçti.
5. Venedikliler Kıbrıs adasını ellerinde tuttuklarından dolayı Memluklulara verdikleri vergiyi Osmanlılara vermeye başladı.
6. Baharat yolu Osmanlılara geçti.(Ancak ticaret yolları değiştiği için beklenen kazanç elde edilememiştir.)
7. Mukaddes emanetler İstanbul’a getirildi.
8. Memluk devleti sona erdi.
9. Doğu Akdeniz de Osmanlı hakimiyeti güçlendi.
10. İslam birliği büyük ölçüde sağlandı. Yavuz’un Ölümü ve Genel karakteri
Tarihimizin en büyük hükümdarlarından olan Yavuz Sultan Selim doğuya seferler yapmıştı. Bunun sebebi tehlikenin bu dönemde doğudan gelmesiydi. En büyük emeli Türk ve İslam dünyasını birleştirmekti.
Rodos veya Belgrat’a yapacağı tahmin edilen son seferinden önce şirpençe (aslan pençesi) adı verilen vücudun da çıkan bir çıbanın yanlış tedavisi sonucu hastalanarak vefat etti.
İlim adamlarını korur ve özel ilgi gösterirdi. Döneminde Osmanlı hazinesini hazine dairesi almamış, Yedikule zindanları da hazineyi saklamak amacıyla kullanılmıştır. Lüks ve ihtişamdan hoşlanmazdı. Sert bir mizaca sahipti. Devletin menfaatleri söz konusu olduğunda en acımasız kararları almaktan çekinmezdi.
Osmanlı toprakları döneminde 2.373.000 km2 den 6.557.000 km2 ulaştırdı.
Yazar editor - Nisan 26 2008 14:32:38
0 Yorumlar
343 Okuma
Yorumlar
Henüz bir yorum gönderilmemiş.
Yorum Gönder
Yorum Gönderebilmek için Üye Girişi yapmalısınız yada Sitemize Üye Olmalısınız.