| ANLATIM BİÇİMLERİ |
Yazıdaki amaca uygun olarak, anlatım biçimlerini dört ana başlık adı altında toplayabiliriz.
1- Öğretme, bilgi verme: Açıklama
2- Kanı değiştirme: Tartışma
3- Olay içinde yaşatma: Öyküleme
4- İzlenim kazandırma: Betimleme
A) AÇIKLAMA: Bilgi verme, öğretme amacıyla yazılan yazılarda başvurulan anlatım biçimidir. Açıklayıcı anlatım, bilgilendirmeye yönelik olduğu için, nesnelliği ( tarafsızlığı) ve yalın bir dili ( anlaşılır) seçmek zorundadır. Düşünceler; tanımlama, tanık gösterme, karşılaştırma gibi yollarla geliştirilir. ÖRNEK: “ Aşık edebiyatı, din dışı konuları işleyen, aşık adıyla anılan ve söylediğini sazıyla çalan kişilerce oluşturulmuştur. Çalıp çığırma geleneğine dayanır.”
B) TARTIŞMA: Kendisi gibi düşünmeyenlerin kanılarını (düşünce, yolunu..) değiştirme amacı vardır. Öyleyse bir anlatıma tartışmacı anlatım diyebilmemiz için önce bir karşıt düşüncenin olması gerekir. Tartışmayı yeğleyen anlatıcı, karşısındakini kendi düşünce düzlemine çekebilmek için bilgilendirme yoluna gidecek, ona açıklamalarda bulunacaktır. Tartışmacı anlatımda da düşünceler; tanımlama, tanık gösterme, karşılaştırma, sayısal verilerden yararlanma gibi yollarla geliştirilir. ÖRNEK: “ Yaşayan dil diye bir kavram dil biliminde yoktur. Böyle bir varsayış; dili ‘canlı bir organizmaya’ sayan donmuş bir anlayışın ürünüdür. Dil olaylarını nedenleriyle kavrayamayan, bunlar arasında bütünlük kuramayanların bir yatıştırmasıdır. Timurtaş da yakıştırmacılardan biri(1).Öyle ki, kendisinin ya da çevresindekilerin kullandığı sözcükleri ölçü olarak ele alıyor(2), yaşayan dil diyor buna. Bunun gibi, kendi dağarcıklarının dışında kalan sözcüklere uydurma dil diyor.”
1’de tanık gösterme, 2 ‘de kanıtlama var. Son tümcelerde ise tanımlama yani uydurma ve yaşayan dili anlatıyor.
C) ÖYKÜLEME: Bir olay dizisini anlatma demektir.”Ben “ merkezli anlatım birinci kişi anlatımı, “o” merkezli anlatım ise üçüncü kişi anlatımlıdır. ÖRNEK: “ Kemal, direksiyonun başında doğruldu. Kontağı açtı, motora gaz verdi. Derenin içine, bahçelerin arasına kamyonetini yöneltirken bir yandan da aralıksız kornaya basıyordu. Dar vadi, en kuytu gölgeliklerine kadar uyarıcı bir siren gibi sürekli öttürülen kornanın sesiyle çınlıyordu şimdi.” Örnekte de görüldüğü gibi okuyucuyu olayın içinde yaşatma amaçlanmıştır.
D) BETİMLEME: Bir şeyi göz önünde canlandıracak biçimde anlatmadır. Başka bir anlatımla; yazarın sözcüklerle çizdiği resimdir.
a) İzlenimsel Betimleme: Daha çok öykü roman gibi türlerde görülür. Okuyucuya duygulandırma amacı vardır. İzlenimler gözümüzün önüne getirilir.ÖRNEK: “Güz yaprakları sararmıştı. Uçsuz bucaksız ormanın üstünden turuncu, sarı, altın ışıltısında ışıklar geçiyor, ormana ılık güz güneşi düşüyordu.” Sıfatlar çok kullanılmıştır.
b) Açıklayıcı Betimleme: Varlıkları tanıtmaya yönelik betimlemedir. Bilgilendirme amacı güttüğü için nesnellik gerektirir. İnsan için de yapılır ki buna portre denir. ÖRNEK: “Çiğdemli kasabasının ilçeye olan yakınlığı nedeniyle ulaşımda sorun yoktur. İsmailhacılı yeni mahalle olarak kasabaya katılmıştır. Kasabada iki ilköğretim bir de lise olmak üzere üç okul bulunmaktadır….”
DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLARI:
A) Tanımlama: Bir kavramı, ana öğelerini belirterek, eksiksiz biçimde açıklamak, anlaşılır duruma getirmektir. Aşağıdaki yazıda yazarımız, eleştiri dilinin nasıl olması gerektiği sorusuna yanıt ararken önce tanılamaya başvuruyor. ÖRNEK:
“ Yalın bir tanımla eleştiri, bir sanat ya da edebiyat yapıtını bütün boyutlarıyla inceleyip değerlendirmek gereğiyle yazılan yazı denmktir. Sanatçının yaratısını açıklama, ona değer biçme demektir. Bu bakımdan yazınsal türler içinde ayrı bir özelliği vardır eleştiri dilinin.”
B) Tanık Gösterme: Bir konuda uzman, usta, yeterliliği kanılanmış kişi ya da kurumların tanıklığına başvurmadır. Tanıklığa alıntıyla başvurulur. Yapılan alıntı, savunulan düşünceyi desteklemek, kanıtlamak ya da karşı çıkılan düşünceyi çürütmek ( geçersiz hale getirme) amacına yöneliktir. ÖRNEK:
“ Türklük, kan ve kemikten ibaret değildir. Düşüncelerinle Türk olabildinse işte o zaman gerçek Türk sensin. Ona ne kadar hizmet edersen o kadar Türksün. Atatürk’ün de dediği gibi : Ne mutlu Türk’üm diyene!”
C) Karşılaştırma: Birbiriyle ilişkili iki varlık iki kavram ya da herhangi iki şeyin ortak olan ya da olmayan yönlerini göstererek incelemesidir. ÖRNEK:
“Yunus nasıl Arapça ve Farsça’ya karşı Türkçeyi yüceltmişse, Villon da Latince ve Yunancaya karşı Fransız halkının dilini yüceltmiştir.” Bu örnekte Yunus Emre ile Fransız yazar Villon’un ortak özelliklerini karşılaştırmıştır. O devirde öz diller başka dillerin egemenliğine giriyordu.
D) Örnekleme: Bir düşünceyi desteklemek, onun doğruluğunu, geneli kapsadığını kanıtlamak amacıyla örnekler sunmadır. Örnek:
“Az gelişmiş ülkelerde insan hakları ihlali daha da yaygındır. Afrika ülkeleri, Orta Amerika, Asya ülkelerinin çoğu bu ihlallerin olduğu yerlerdir.” Düşüncesini kanıtlamak için örnek verme vardır.
E) Sayısal Verilerden Yararlanma: Kaynağı güvenilir bir kişi ya da kurumdan olan sayısal veriler, anlatımda düşünceyi inandırıcı kılan en önemli etmendir. Örneklemedeki örneği sayısal verilere, istatistik bilgileri eşliğinde verirsek bu anlatıma başvurmuş oluruz. Yüzdelik dilimlerle anlatma, sayı verme, istatistik ve grafiklerden yararlanarak düşünceleri kanıtlama vardır. Güven konusunda en güvenilir olanı budur.
HAZIRLAYAN: GALİP BARUT (TÜRKÇE ÖĞRETMENİ)
|
|