HALA ÜYE OLMADINIZ MI? Sitemizden Faydalanmak Tamamen Ücretsizdir ve Üyelere Özel Bölümleri Görünteleyebilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.
Siz Değerli Misafirlerimizle Sitemizin Daha Güzel Yerlere Geleceğine İnanıyoruz. Sitemizin İlerlemesinde Bizlere Yardımlarınızdan Dolayı Teşekkür Ederiz.
Asitler, bazlar ve tuzlar su içinde iyonlaşır. Saf su içinde iyon barındırmadığından elektriği iletmez. Ancak içinde iyonlaşabilen bir madde çözündüğünde elektrik açısından iletken özellik kazanır. Böyle maddelere elektrolit adı verilir.
Asitler: Suda çözündüklerinde hidrojen iyonu (H+) konsantrasyonunu artıran maddelerdir. Vücutta görevli inorganik asitlerin (HCl gibi) yanı sıra organik asitler de bulunur. Asitli bileşikler turnusol kağıdını maviden kırmızıya dönüştürürler.
Bazlar: Suda çözündüklerinde hidroksil iyonu (OH–) konsantrasyonunu artıran maddelerdir. Vücutta görevli inorganik bazların yanı sıra organik bazlar da bulunabilir. Turnusol kağıdını kırmızıdan maviye çevirirler.
Asit – Baz Dengesi: Herhangi bir çözeltinin H iyonu derişimi o ortamının asitliğinin veya bazlığının bir ölçüsüdür. H iyonu derişiminin negatif logaritması pH olarak adlandırılır, ortamların asitlik ve bazlık değerlerini göstermekte kullanılır.
pH, 0 ile 14 arasında bir değer alır. Orta nokta olan 7 nötr, 0-7 aralığı asidik, 7-14 aralığı ise baziktir.
Biyokimyasal tepkimeleri gerçekleştiren enzimlerin çalışmasını asit ve bazlar etkilediği için, hücre içi
ve hücre dışı sıvıların asit – baz dengesi son derece önemlidir.
Tuzlar: Asit ve bazların kimyasal tepkimeye girmesiyle oluşan bileşiklerdir. Minerallerin pek çoğu vücuda tuzlar halinde alınır (yemeklerde kullandığımız sofra tuzu gibi).
Yazar editor - Nisan 10 2008 10:27:12
0 Yorumlar
374 Okuma
Yorumlar
Henüz bir yorum gönderilmemiş.
Yorum Gönder
Yorum Gönderebilmek için Üye Girişi yapmalısınız yada Sitemize Üye Olmalısınız.